Avrupa güvenliği, 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana ABD’nin sağladığı koruma altında gelişti. Ancak, Washington’un ulusal güvenlik stratejilerini değiştirmesi, Avrupa’yı kendi savunma mekanizmalarını güçlendirme arayışına itti. Avrupa Birliği’nin savunma kapasitesini artırma planları, Almanya ve Fransa arasındaki görüş farklılıkları nedeniyle sekteye uğruyor. Özellikle, iki ülke arasındaki 6. nesil savaş uçağı üretim krizleri, kıtanın savunma konusundaki kırılganlığını gözler önüne serdi. Almanya ve Fransa’nın savunma alanında ortak hareket etme kabiliyetleri, Avrupa Birliği’nin gelecekteki güvenlik stratejileri açısından kritik öneme sahip. Avrupa ordusunun oluşturulması fikri tekrar gündemde, ancak ulusal çıkarların öne çıkması, bu tür bir entegrasyonu zorlaştırıyor. Bu gelişmeler, Avrupa’nın kendi savunma gücünü ne ölçüde artırabileceği sorusunu akıllara getiriyor.

