İran’da devam eden protesto dalgası, ülkenin sağlık altyapısını ciddi biçimde zorlamaya devam ediyor. İran’daki tıp uzmanları, ülke genelinde hastanelerin dolup taştığını, sağlık sisteminin protestolar nedeniyle neredeyse kilitlenme noktasına geldiğini belirtiyor. Özellikle büyük şehirlerde, sağlık çalışanlarının hem yaralı protestoculara hem de artan COVID-19 vakalarına aynı anda müdahale etmekte güçlük çektiği vurgulanıyor. Yetkililer ise, protestoları kontrol altına almak amacıyla baskıları artırdıkça sağlık tesislerinde de polisin ve güvenlik güçlerinin görünürlüğünün arttığı bildiriliyor.
Bu kriz ortamında, protestolar sırasında gözaltına alınan ya da yaralanan vatandaşların hastanelerde farklı uygulamalara maruz kaldığı bilgisi dikkat çekiyor. Hem hasta yakınları hem de tıp çalışanları, kolluk kuvvetlerinin baskısının gereksiz yere kaygı yarattığını, tedavi sürecinde aksamalar oluştuğunu iddia ediyor. Son günlerde özellikle başkent Tahran’da, protestoların yoğun olduğu mahallelerde ikinci bir kriz dalgası olarak sağlık hizmetlerine erişimde zorluklar yaşanmakta.
İran hükümeti, protestoları sert tedbirlerle bastırmaya çalışırken uluslararası kamuoyundan insan hakları ihlalleriyle ilgili artan eleştirilerle karşı karşıya. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) başta olmak üzere çeşitli insan hakları kuruluşları, sağlık çalışanlarının tarafsız çalışabilmesi ve tıbbi altyapının korunması çağrısı yapıyor. Ancak sahadan gelen bilgilere göre, hastanelerdeki personel açığı, malzeme eksikliği ve güvenlik baskısı hâlâ büyük boyutlarda.
İran’daki bu gelişmeler, gerek göç etmeyi düşünenler gerekse eğitim ya da çalışma amacıyla yurtdışına gitmek isteyenler için ülkenin yaşanabilirliği ve güvenlik koşulları açısından önemli bilgiler sunuyor. Özellikle tıp ve sağlık sektöründe çalışmak isteyenler, İran’daki mevcut ortamı yakından takip etmekte fayda bulacaktır. Kaynak: www.bbc.com/news/articles/cj9rengvnp9o?at_medium=RSS&at_campaign=rss

